Termik Santrallere Hayır...

Acar ve Geliş madenciliğin Şırnak’ta açmayı düşündükleri Termik Santrale karşı bir bütün olarak tek yürek olan Şırnaklıları öncelikle yürekten kutlamak istiyorum. Sivil toplum kuruluşları ve duyarlı Şırnaklıların kendilerine sahip çıkma, yarınlarına sahip çıkma adına Termik Santrallere hayır diyen bütün etkinliklerine “bende yıllar yılıdır bıkmadan usanmadan yazdığım yazılarla” termik santrallere hayır diyen bir Şırnaklı olarak, kalemim ve yüreğimle onların yanında olduğumu buradan ifade etmek istiyorum. Kesinlikle Termik Santrallerin insan ve doğa düşmanı olduğu konusunda hiç kimsenin zerre kadar bir şüphesi olmasın diyorum.  Lütfen termik santral cennetine dönüştürülmesin bu güzel memleketimiz.

 

Çocuklarımıza sahip çıkma adına sesimiz daha gür çıkmalı ve durmadan gün be gün termik santrallere karşı sesimizi daha da yükseltmeliyiz. Legal ve demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanarak illegal değil-legal anlamda termik santrallerin kurulmaması için yapılması elzem olan girişimler lütfen devam etsin. Şırnaklılar bunun peşini bırakmasın herkes kendisine sahip çıksın diyorum…

 

Daha önceki yazımda dediğim gibi, Termik santral konusu da bir diğer yaramız olarak öylece orada durmakta, yıllardır Silopi’nin insanını ve çevresini verdiği zararla kirleten Karkey ve Ceytaş yetmedi, şimdide Acar ve Geliş madenciliğin başını çekeceği Şırnak kömür ocakları ve Silopi kömür ocakları üzerinde kömürle çalışacak birer termik santral açacakları ile ilgili girişimleri hız kazanırken, konunun  çevre ve insanı boyutu da beni son derece ilgilendiren tarafının olduğu da hepiniz iyi bilirsiniz... Efendim, ben net olarak şunu diyeyim ki, söz konusu Acar ve Geliş madenciliğin yetkililerine sesleniyorum,  Şırnak’ı zehirlerle yok edecek yarınlarını adeta ipotek altına alacak böylesi bir girişime son verin! Daha öncede yazdığım gibi, illa da yatırım yapacaksanız BACASI ZEHİR saçmayan fabrikalar kurun yada başka alanlarda yatırımlar yapın o zaman sizi  baş tacı ederiz. Ama termik santral açmak Şırnak’ınızı ve yarınlarınızı yok eder buna şahsım olarak hayır hayır hayır diyorum ve daha temiz bir Şırnak adına yarında hayır diyeceğim de iyi bilinsin….

Bizim kaygımız insan sağlığının asla ihmale yer bırakılmaması, ve insan hayatının asla ucuz bir meta olmaması gerektiğiyle ilgilidir. Aynı sorunlar sadece Şırnak’ta-Silopi’de değilde, başka bir memlekete de olsa, gene aynı insanı tepkimizi koyacağımız bilinsin…

Sağlıkçıların konu ile ilgili çarpıcı açıklamaları!!!”


Değerli okurlar; bölgemiz genelinin elektrik sorununu gidermesi elbette takdir edilmesi gereken bir hizmettir. Buna kimsenin karşı olduğu söylenemez. Ancak birileri para kazanacak diye yada elektrik sorunlarına binlerce hayatı feda etme anlayışı vahşi kapitalizmin kabul görülemez bir “amaca ulaşmak için her yol mubahtır” anlayışıdır. Kesinlikle hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir olamaz…

Bu konu ile ilgili olarak görüştüğümüz bir sağlık uzmanının söyledikleri olayın ne kadar ciddi ve de ihmale gelmez olduğunu gözler önüne sermektedir:

 

“Nükleer ve termik”Santraller kaynaklı Hava Kirliliğinin Sağlık Üzerine Etkileri
1950 lerden beri hava kirliliğinin insan sağlığına etkilerini gösteren kanıtlar vardır. 1980 sonları 1990 larda ise yeni ekolojik çalışmalarla hava kirliliğinin sağlığa etkileri gösterilmiştir. Bu çalışmalar önce ABD ve Avrupa ülkelerinde yapılmış, daha sonra pek çok ülkede de benzer çalışmalar ile sağlığın olumsuz etkilendiği gözlenmiştir. Bu çalışmalarda ölümler, hastaneye başvurular gibi sağlık göstergeleri ile havadaki kirleticilerin konsantrasyonunun ilişkisi aranmış ve her ikisinin birlikte artış veya azalış gösterdiği belirlenmiştir.
Hava kirleticilerindeki günlük artışlar çeşitli akut sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Örneğin kirletici konsantrasyonunda artma astma ataklarında artışa yol açmaktadır. Kirleticilere uzun süreli maruz kalım ile sağlıkta kronik etkiler ortaya çıkmaktadır. ABD ve Hollanda'da yapılan çalışmalarda hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanların ömrünün, kirliliğin olmadığı bölgelerde yaşayanlara göre 1-2 yıl daha kısa olduğu belirlenmiştir. Yalnızca gelişmekte olan ülkelerde havada bulunan partiküler madde ve kükürt dioksit nedeniyle yılda 500,000 kişinin öldüğü tahmin edilmektedir.
“ Nedeni ne olursa olsun santral veya başka nedenler!” Hava kirliliğinin sağlık etkisi öksürük ve bronşitten, kalp hastalığı ve akciğer kanserine kadar değişmektedir. Kirliliğin olumsuz etkileri sağlıklı kişilerde bile gözlenmekle birlikte, bazı duyarlı gruplar daha kolay etkilenmekte ve daha ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır . Bu gruplardan biri yaşlılardır. Fizyolojik kapasitesi ve fizyolojik savunma mekanizması fonksiyonlarındaki azalma, kronik hastalıklardaki artma nedeniyle yaşlılar normal popülasyondan daha duyarlıdır, bu nedenle daha kolay etkilenmektedir. Küçük çocuklar savunma mekanizması gelişiminin tamamlanmaması, vücut kitle birimi başına daha yüksek ventilasyon hızları ve dış ortamla daha sık temas nedeniyle daha fazla riske sahip diğer bir gruptur. Yaş yapısı yanısıra hava yolunda daralmaya yol açan hastalıklar da kirleticilere duyarlılığı artırmaktadır. Yapılan çalışmalar kirlilik arttıkça astma ve kronik obstrüktif akciğer hastalıkları (KOAH) gibi hastalıkların alevlenmelerinde artış olduğunu göstermiştir. Kalabalık yaşam, yetersiz sanitasyon, beslenme yetersizliği gibi düşük yaşam standartları da duyarlılığı etkileyen faktörlerdendir. Bu koşullarda yaşayanlar enfeksiyon hastalıkları sorunları ile karşı karşıyadır ve yetersiz sağlık hizmeti almaktadırlar. Bu nedenle hava kirliliğinin sonuçlarından daha fazla etkilenilmektedir.

Tablo.2 Hava Kirliliği ve Risk Grupları

v Bebekler ve gelişme çağındaki çocuklar

v Gebe ve emzikli kadınlar

v Yaşlılar

v Kronik solunum ve dolaşım sistemi hastalığı olanlar

v Endüstriyel işletmelerde çalışanlar

v Sigara kullananlar

v Düşük sosyoekonomik grup içinde yer alanlar


Genel olarak havadaki kirleticilerin sağlığa etkileri şöyle toparlanabilir;

• Solunum fonksiyonlarında bozulma

• Solunum sistemi hastalıklarında artış

• Kronik solunum sistemi hastalığı olan kişilerin hastalıklarının alevlenmesinde artış

• Kronik kalp hastalığı olan kişilerin hastalıklarının alevlenmesinde artış

• Kanser insidansında artış

• Erken ölüm insidansında artış

“Termik ve Nükleer santrallerle ilgili “ Çevresel hava kirliliğinin toplum sağlığı ile ilişkisi değerlendirilirken yukarıda sıralanan doğrudan sağlık etkilerinin yanı sıra içme ve sulama suyu kaynaklarının, bitki örtüsünün zarar görmesi ve mikro klima değişiklikleri nedeniyle dolaylı etkilerini de göz önünde bulundurmak gereklidir. Tüm bunların yanı sıra ortamın nem oranı, sıcaklık, sıcaklık değişim hızı, rüzgarlar ve benzeri etmenler de çevresel hava kirliliğinin sağlık sonuçları üzerinde etkili olmaktadır.

Ağalar, beyler; yarınlarda termik santrallerden kaynaklı ileride doğabilecek kitlesel sağlık sorunlarının hesabını kim verecek? Beyler; konu doğa, konu biziz, konu sizsiniz!.. Konu yaşadığımız, nefes aldığımız dünyada en kutsal varlık olan insandır. Ve yarınlarımızın teminatı gelecek kuşakların sağlığıdır. Değerli vekiller, değerli yetkililer ve KARKEY-CEYTAŞ-ACAR VE GELİŞ MADENCİLİĞİN yöneticileri; tekrar sesleniyoruz; Yarınlar geç olmadan lütfen diyoruz. İnsan ve doğaya saygılı davranalım. PARA KAZANMA AŞKINA İNSANA VE DOĞAYA KIYMAYALIM… “başka bir Şırnak yok başka bir Silopi yok” "LÜTFEN BEYLER LÜTFEN...!!!"

TERMİK SANTRALLERE HAYIR HAYIR HAYIR…

YORUM SİZİNDIR ARTIK..!!!
                                             Sağlıkla kalınız…

“ Kaynaklar” sağlık ve cevre odaları ve Odum EP. Ecology and Our Endangared Life-Support Systems. Sinauer Associates, Inc Publishers, Massachusetts, “”

 
 
 
 

Copyright © 2008 Dündar Sansur.Her hakkı saklıdır.

www.dundarsansur.com

Tasarım:Faruk GÜNEŞ